BÖBREK TAŞI TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM: FLEXİBLE URS

BÖBREK TAŞI TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM: FLEXİBLE URS

Özel Hayat Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Yasin Kapucu, idrar yolundan girilerek yapılan kapalı böbrek taşı ameliyatı (RIRS, Flexible URS) hakkında detaylı bilgiler verdi.

 

Gelişen teknolojiyle böbrek taşı tedavisinde önemli bir alternatif haline gelen RIRS, Flexible URS yöntemiyle ilgili bilgilendirme yapan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Yasin Kapucu, yöntemin oldukça etkin, güvenli ve başarı oranı yüksek bir tedavi yöntemi olduğunu ifade etti.

 

“Flexibl URS ile detaylı anatomik inceleme yapılabildiği gibi üst üriner sistem taşları yüksek taşsızlık oranları ve düşük komplikasyon oranları ile RİRC tedavisi başarıyla uygulanabilmektedir. Bu avantajlarından dolayı zaman içinde üst üriner sistem taşları için bu yöntem daha çok kullanılır hale gelebilecektir” diyen Kapucu, “Retrograd intrarenal cerrahi; ESWL için uygun olmayan,  ESWL ile kırılmaya dirençli böbrek taşları, çoklu küçük böbrek taşları, obez, kemik deformiteli taş hastalarında, gebelikte, kanama diyatezi olan hastalarda, mutlak tam taşsızlık sağlanması gereken hastalarda (pilotlar vb.), Radyolusen taşlarda (<2 cm taşlar) , Böbrek taşlarına eşlik eden üreter taşında (böbrek taşı <1,5 cm) , Nefrokalsinozis ile beraber taş, Anatomik obstrüksiyona eşlik eden taş,  Ektopik- pelvik – atnalı böbreği olan taş hastalarında tek böbrekli taş hastalarında etkin ve güvenli bir tedavi yöntemidirdedi.

 

Kapalı Böbrek Taşı Ameliyatı nasıl yapılır?

 

Kapalı Böbrek Taşı Ameliyatı (RIRS, Flexible URS,) nasıl yapıldığına dair detayları paylaşan Op. Dr. Kapucu, şunları söyledi: “İşlem genel veya spinal (belden uyuşturma) anestezi altında ameliyathane koşullarında yapılır. Önce hastanın idrar yaptığı kanaldan girilerek idrar torbasına kameralarla ulaşılır. Daha sonra ucu kıvrılabilen yumuşak bir yapıya sahip kameralı bir aletle girilerek böbrek içindeki taş görülür. Bu aletin içyapısında kamera görüntüsü için gerekli ışığı taşıyan fiberobtik kabloların yanı sıra bazı kanallar bulunur. Bu kanallardan hem su geçişi sağlanır, hem de taşları kırmaya yarayan lazer teli veya taşları tutmaya yarayan aletler gönderilebilir. Su geçişi ameliyat sırasında sürekli devam etmektedir. Bu sayede böbrek içinde bir havuz oluşturularak görüntü alınabilir. Aksi halde böbrek dokuları üst üste yapışarak içeride hareket etmek mümkün olmadığı gibi lazer ile böbreğe zarar verme ihtimali artır. Küçük parçalara ayrılan taşlar daha sonra kendiliğinden hastaya herhangi bir ağrı veya zarar vermeden idrar yoluyla atılır.”

 

“Hastalarda delik veya kesik oluşmaz”

 

Ne kadar süre sonra günlük aktivitelere veya işe dönülür sorusuna da cevap veren Op. Dr. Kapucu, “Bu ameliyatın açık cerrahilere kıyasla en büyük avantajı hastaya hiçbir kesi yapılmamasıdır. Zaten ameliyat doğal idrar kanallarından girilerek yapıldığı için hastanın herhangi bir organında delik veya yaralanma oluşmaz. Mide endoskopisi gibi düşünülebilecek bu operasyondan 24 saat sonra hastalar günlük yaşamlarına ve aktivitelerine dönebilirler. Banyo yapabilirler, istediklerini yiyip içebilirler. Eğer hastaya DJ stent takıldıysa bu da günlük aktiviteye geri dönüşe engel değildir ancak hastanın bazı hareketlerini kısıtlayabilir. Bu stentler ağır egzersizde böbrek ve mesane bölgesinde rahatsızlık veya ağrı hissi yapabilir. İdrarda kanamaya veya sık idrara çıkma isteğine neden olabilir” diye konuştu.

 

“Çocuklar için de uygun yöntemdir”

 

Taş büyüklüğü fazla olan hastalarda uygulanamayacak bir yöntem olduğunu da ifade eden Op. Dr. Kapucu, “Bu uygulamanın en önemli kısıtlayıcı faktörü taş büyüklüğüdür. Büyük taşlarda kırılan taşların böbrekten dökülmesi sorun oluşturabileceği gibi, uzun süren ameliyatlar da hastada üreter adı verilen kanalda darlık ve enfeksiyon riskini arttırabilir. Gelişen teknoloji ve aletler sayesinde bu ameliyatın standart cihazları dışında çocuklar için üretilmiş minyatürize cihazları da bulunur” şeklinde konuştu.

 

“Tüm  endoskopik yöntemlerde olduğu gibi komplikasyonsuz bir ameliyat değildir” diyen Op. Dr. Kapucu, “Bunlar; yüksek ateş, idrar yolu enfeksiyonu, idrarda kanama, üreter adı verilen böbrek ile mesane arasındaki kanalda yaralanma, taşa ulaşamama, taşın tamamen kırılamayıp ikinci seansa bırakılması, üreterde kopma (nadir görülür) ancak açık ameliyata geçmek gerekebilir” ifadelerini kullandı.

 

“Kan sulandırıcı kullananlarda da yapılabilir”

 

Flexible URS, RIRS ameliyatının açık ameliyatına göre avantajı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Kapucu şunları söyledi: “Flexible URS ile yapılan kapalı böbrek taşı ameliyatının açık ameliyata üstünlüğü tartışma götürmez, hatta bir diğer kapalı yöntem olan sırttan girilerek yapılan Perkütan Nefrolitotomi ameliyatına göre de bariz üstünlüğü vardır. Perkütan ameliyatında sırtta 1 cm’lik bir kesi yapılır, buradan böbreğe ulaşılır, dolayısıyla böbrekte de yaklaşık 1 cm’lik bir kesi olur. Cilt, cilt altı dokular, kaslar ve böbreğin çok küçük de olsa kesilmesi kanama riski demektir. Flexible URS (RIRS) de; herhangi bir kesi olmadığı için bu tür riskleri barındırmaz. Bir diğer avantajı kan sulandırıcı (Coraspin, Ecopirin, Aspirin) ilaçlar kullanan hastalarda da bu ameliyatın yapılabilmesidir. Doğuştan böbreği anormal yerde veya yapıda olan (Atnalı böbrek, pelvik böbrek) hastalarda da öncelikli seçenek Flexibl URS’dir.”

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top