BSMMMO’dan “Teftiş” semineri

BSMMMO’dan “Teftiş” semineri

Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (BSMMMO) üyelerine yönelik “İş Teftişlerinde İstenen Belgeler,Kayıtlar,İşin Yürütümü ve İş Güvenliği” konulu seminer düzenledi.

Oda üyelerinin eğitimlerine ara vermeden devam eden Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (BSMMMO), Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesi’nde bulunan BSMMMO Konferans Salonu’nda “İş Teftişlerinde İstenen Belgeler,Kayıtlar,İşin Yürütümü ve İş Güvenliği” konulu seminer düzenledi.   İş Müfettişi Grup Başkan Yardımcısı Ümit Fıçıcı ve İş Müfettişi Ayşegül Atçı tarafından verilen eğitime BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez ve çok sayıda oda üyesi katıldı.

Düzenledikleri eğitimler ile meslek mensuplarını güncel konularda bilgilendirmeyi hedeflediklerini belirten BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “Bilgilendirme içerikli bu seminerimize katılarak, bilgi birikimlerini bizlerle paylaşacak olan İş Müfettişi Grup Başkan Yardımcısı Ümit Fıçıcı ve İş Müfettişi Ayşegül Atçı’ya teşekkür ediyorum. Seminerimizin faydalı geçeceğine inanıyorum. Eğitimlerimize ara vermeden devam edeceğiz. Çünkü bizim mesleğimizde mevzuatlar, yasalar sürekli değişiyor. Bu nedenle bizler de sürekli yeniliğe açık olmak zorundayız” dedi.

MÜFETTİŞLERİN KORKULACCAK KİŞİLER OLMADIĞINI ANLATIYORUZ

İş Teftişlerinde İstenen Belgeler,Kayıtlar,İşin Yürütümü ve İş Güvenliği konusunda bilgiler veren İş Müfettişi Grup Başkan Yardımcısı Ümit Fıçıcı, “İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca teftiş yapılan sektör ve alanlarla ilgili sorunlara dikkat çekmek, sorunların giderilmesine katkı sağlamak, çözümler aramak ve bu konuda sosyal taraflarla iş birliği yapmak amacıyla teftiş sürecine milli istihdam seferberliği kapsamında katkı sağlamak amacıyla eğitim, bilgilendirme, bilgi paylaşımı ve duyarlılaştırma toplantılarını tertip etmek üzereyiz. Bu anlamda 2011 yılına kadar sahada tepkisel denetimler yapardık. Bu denetimlerin sonucunda ağırlıklı cezalar uygulardık. 2011 yılında ise bu anlayışı değiştirip önleyici teftiş yaklaşımını merkeze aldık. Bu teftiş yaklaşımında da iş yerlerini bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma adına denetimlerimize ağırlık verdik. İnsanlara süreler vererek sürelerin sonunda yapılıp yapılmadığını kontrol ettik. Sahada çok olumlu sinyaller aldı bu durum. Bizim amacımız üzüm yiyerek bağcıyı dövmek değil. Müfettişlerin korkulacak, çekinilecek işiler değil aksine faydalanılacak, bilgisine başvurulacak kişiler olarak görülmelerini istiyoruz. Bu nedenle buluşma toplantılarını organize ederek farkındalığı artırmak istiyoruz. Sizler de mali müşavirler olarak sahada gördüğünüz eksiklikleri bizlere bildirebilirsiniz. Böylelikle sorunları, eksiklikleri en kısa sürede çözebiliriz” dedi.

ÇALIŞANA İŞ KURALLARINI ANLATAN BİR BELGE MUTLAKA VERİLMELİ

İş sözleşmelerinin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler de veren Fıçıcı, “İş sözleşmeleri yazılı mı yoksa yazısız mı olmalı? Burada önemli olan iş sözleşmelerinin belirli sürede olması durumu istisnai bir düzenleme durumu oluşturuyor. Yazılı olarak yapılması gereken belirli süreli sözleşmeler ve bu maddenin özel bir maddesi olan kısmi süreli iş sözleşmesi veya çağrı üzerine çalışmaya dayalı iş sözleşmesi ve uzaktan dayalı çalışma iş sözleşmesinin mutlak suretle yazılı olarak yapılması gerekiyor. Eğer sözleşme yazılı yapılmadıysa da iş ilişkisi kurulmamış anlamına gelmiyor. İşçinin çalışmaya başlamasıyla bu durum bir iş sözleşmesi haline gelmiş oluyor. Fakat belge bazında iş sözleşmesi düzenlenmemiş olsa bile çalışana mutlaka sözleşmeye ilişkin bir takım kurları içeren bir belge vermemiz gerekiyor. Bu belgede bulunması gereken bilgilerin ne olduğu yasalar tarafından belirlenmiştir. Genel ve özel çalışma koşulları, günlük veya haftalık çalışma süresi, temel ücreti, varsa ücret ekleri, ücret ödeme dönemi, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte tarafların uyması gerektiği koşullar. Bir sözleşmenin olmazsa olmaz hükümlerini bu maddeler oluşturuyor. Dolayısıyla sözleşme yapılmamış olsa bile en geç iki ay içerisinde çalışana bu belgeyi vermekle hükümlüyüz “dedi.

İş Müfettişi Ayşegül Atçı da iş sağlığı güvenliği konusunda yaptığı bilgilendirmede “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012 yılından beri yürürlükte. Bazı hükümleri aşamalı olarak yürürlüğe girdi ancak kanunun yürürlükte olduğu çoğu maddesi işyerlerinde geçerlidir. İki istisna durum söz konusu. Kamu işyerlerinde ve az tehlikesi olup da 50’den az çalışanı olan yerlerde 1 Temmuz 2017 tarihine kadar iş sağlığı güvenliği hizmetleri ile ilgili yükümlülükler henüz başlamadı. Bununla ilgili yükümklük iki ay sonra başlayacak” dedi.

Bir çalışana iş verirken, o çalışanın sağlık ve güvenliğini, işe uygun olup olmadığına dikkat etmeliyiz  diyen Atçı, “İş veren kanunun yükümlülüklerini yerine getirirken dışarıdan uzman kişilerden destek alabilir. Ancak dışarıdan hizmet almış olması kanunun kendisine vermiş olduğu yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor” dedi.

 

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top