Dersimiz ve derdimiz; S.O.Syal ağ

Sosyal arkadaşlık mecralarında siyaset yorumlama hırsımdan vazgeçme çabasındayım. Düşündüklerimi paylaşamamak benim açımdan oldukça zor oluyor. Düşünmek ve tartışmak, tartışırken öğrenmek en büyük haz aldığım eylemlerden biriydi sanal dünyada. Ne yazık ki son zamanlarda bu eylem insanlarla aramın açılmasına akabininde tahammülsüzlüğe dönüşmeye başladı ve hırçın, agresif bir hal alarak fikirlerimin sabitleşmesine yol açıyordu. Tartışarak öğrenme duygusundan öte fikirlerimi ispat etme hırsı ile bilgiyi kanıtlama ve şahıs olarak önemsenme telaşı halini almaya başlamıştı. Bir yarış içindeydim sanki! Bunu farketmem ile ruhumun bağımlılığı halini alan bu sanal hastalıktan uzaklaşmanın iyi olacağı kanısına vardım.

Siyaset sokakta yapılmakdıkça gerçeklikten uzaklaşıyor, havayla kavga etmeye dönüşüyor ve laf kalabalığının dışına çıkamıyor. Fikirler ise sosyal ağ içinde sonuçsuz komik tartışmalardan öteye gitmiyor.

Sanal alemin bu meydanı kişilerin psikolojik hastalıklarını tetikleyen modern çağın adı konulamamış hastalıklarını yayarken toplumların çökmesine neden olabilecek sosyolojik problemleride beraberinde getiriyor. Tepki refleksleri ile oyananan kitlelerin bir kısmı her şeye alışabiliyorken bir kısmıda zararı faydasından kat ve kat büyük olabilecek eylemler içine girebiliyor.

Sosyal arkadaşlık siteleri günümüzün kişisel haber portalları gibi çalışıyor. Herkes köşe yazarı yahut ana bilgi kayanağı konumunda kendi yayınlarını yapıyor.

En problemli durum ise belirli kitlelere ulaşabilme imkanı olan şahısların alelade yaptıkları paylaşımların yanlışlığını ispat edenlere yahut zıt fikirleri söyleyenlere karşı uyguladıkları tutum oldukça faşizan boyutlara ulaşabiliyor. Bir insanın konuşma özgürlüğünü örneğin yorumunu silerek elinden alan bir insan “adalet ve özgürlükten” inanarak bahsedebiliyor. Bu aslında toplumsal bir psikolojik sorunu ortaya koyuyor. Savunduğumuz fikirlerin temel kriterlerine bile tahammülsüz olduğumuzu gösteriyor. Ve sorunun her zaman karşıda olduğunu düşünen kibirli insanlar üretiyor!

İnternet ile doğru kaynağa ulaşmak önümüzde duran en büyük sorun! Araştırmak bizim için fikrimize uygun bir başka insanın sözlerini bulmak ile sınırlı. Bilgi çöplüğünde sosyal statüsü ve mevkisi hatrı sayılacak konumlarda olan insanlar bile bu çöplükte kaybolabiliyor ve kendisine yakışmayacak hal ve hareketlerde bulunabiliyorlar. Ben de çoğu yakın tanığım olan bu insanların karakter değişimlerini gözlemledikçe hem hayret ettim hem de dehşete düştüm. Lakin “bu şahıs bile bunu yapıyorsa diğer insanlar neler yapmazdı ki ?” Diyerek sorduğum soruların sayısını unutmaya başladım.

Nitekim empati yaparak bu duruma düşmekten kurtulmak yahut bu duruma düştü isem özüme dönebilmek için bu mecraları bu işler için kullanmamak gerektiğini farkettim. Yinede buna engel olamıyor bazen insan kötü alışkanlıklar gibi misal sigara… Keşke ilkokul arkadaşlarımızı bulmak ile yetinebilseydik.

Kirli politikaların, kaygan bir zeminde duran parti tabanlarının olduğu bir ülke için en büyük tehdit bilgisiz sosyal ağ siyaseti. Çünkü herkes en çok kendisinin bilgili olduğunu düşünerek ağzına geleni yazıyor, bel altı muhalefetler ve ithamlar ile insanlar bibirine sataşıyorlar ve sonuç olarak muhhabbetler, arkadaşlıklar vs tatsızca son buluyor. İnsanlar doğru olan görüşler yerine yarı aydınların yanlış fikirleri ortaklığında çıkarları doğrultusunda buluşuyorlar. Zulüm etmek pahasına. Herkes herkese cahil diyor ve döngü kısırlaşıyor acizce.

“Eee ne yapalım sen mi doğru olanı biliyorsun ? Şimdi bir takım şeyleri farkedip bizlere hadsizce yol mu göstermeye çalışıyorsun ? seni neden dinleyelim ?” dediğinizi duyar gibiyim. Hiç bir cevabım yok bu sorulara. Ben sadece içimden geçenleri yazmak istedim. Ve nacizhane üzgünüm 3000 yıl önce doğamadığım için…

Not: “Her millet hak ettiği gibi yönetilir”. Saygı ve sevgilerimle

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top