İSTANBUL MUCİZESİ

Tufan DOLAŞAN
Serdar BURSALI
s.vurus@haberbursa.net
Tüm Yazıları

O AN ……

90 dakika tamamlanmış, 15’er dakikadan iki uzatma devresi de bitmiş ve temdit penaltıları başlamıştı. Artık kupa bu tek vuruşlar sonunda sahibini bulacaktı. 4. penaltılar tamamlandığında kırmızı beyazlı takım 3-2 öndeydi ve sıra 5. penaltılara gelmişti. Kırmızı siyah formalı takımın oyuncusu topun başına geldi. Takımı 3-2 yenik durumdaydı. Penaltıyı golle sonuçlandırırsa kupa umutları devam edecekti. Kendisi gelmiş geçmiş en iyi forvetlerden biri olarak görülüyordu ki yaptıklarıyla daha yaşarken neredeyse efsane haline gelmişti. Sürati, bitiriciliği, yırtıcılığı ile her takımın istediği ancak sadece bir takımın sahip olabileceği bir yetenekti. Aslında bu tip stresli durumlara alışkındı. Zaten olmasa nasıl bu kadar başarılı olabilirdi ki! Topu beyaz yuvarlağa dikti ve rakip kaleciye şöyle bir baktı. Ardından yavaşça gerilmeye başladı. Aklından neler geçiyordu ondan başkası asla bilemez. Belki uzanılacak bir kupa ve arkasından büyük bir coşku ve görevini tam anlamıyla yerine getirmiş olmanın verdiği huzur. Ya da kaçan bir kupa, ardından büyük bir hüzün ve yıllar sonra bile aklına geldikçe kahrolacağı bir durum. Ama dediğimiz gibi o büyük bir oyuncuydu ve bu bahsettiğimiz anların belki de hepsini de yaşamış biri olarak topun arkasına geçmişti. Hakemden işareti alınca topa doğru hareket etti. Rakip kaleci beklemedeydi. 70 bin kişilik stat ise adeta nefes almıyordu. Maç boyunca tezahüratlarla yankılanan stat gitmiş, yerine sanki sessiz bir cenaze evi gelmişti. Bitmek bilmeyen saliseler sonra vuruşunu yaptı ve daha da bitmek bilmeyen saliseler başladı. Kolay değil, ya tamam ya devam vuruşu idi. Top kaleye doğru yol alırken statta hala nefes sesi bile duyulmuyordu. Bu sefer bitmeyen saliseler onun için başladı. Acaba top istediği yere mi gidecekti yoksa….
5. penaltılarda daha önce iki penaltı kurtarmış olan Liverpool kalecisi Jerzy Dudek, Milan forması giyen Shevchenko’nun penaltısı da kurtararak hepimize bir mucizeye tanık olma fırsatını sunuyordu. İlk yarıyı 3-0 yenik kapatan takımı daha sonra adeta destan yazarak önce 3-3’e getiriyordu skoru ve penaltı atışları sonunda da daha ilk yarıda kupa kutlaması yapmaya başlaya Milan takımına cezayı keserek kupanın Liverpool’a ait olduğunu adeta haykırıyordu. Biz futbolseverlere ise belki de gelmiş geçmiş en güzel Şampiyonlar Ligi ifnalini seyretmiş olmanın keyfi ve coşkusu kalıyordu. Sadece Liverpool’a değil, AC Milan’a da teşekkürler bu muhteşem maçı bize seyrettirdikleri için…

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top