Lenfoma tanısı nasıl konur? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Lenfoma tanısı nasıl konur? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Lenfoma , diğer bir adıyla lenf kanseri vücudun savunma mekanizmasında görev alan lenfosit adlı
hücrelerin kontrolsüz büyüyerek hızla çoğalması ve/veya normal lenfositlere göre daha uzun yaşamaları
sonucu oluşur. Kötü huylu lenfositler de normal lenfositler gibi lenf bezleri, dalak, kemik iliği, kan ve diğer
organlarda çoğalabilir. Lenfomanın en sık görüldüğü bölgeler vücudun en önemli savunma
mekanizmalarından biri olan lenf bezleridir. Lenf bezleri enfeksiyon ve birtakım akut- kronik hastalıklara
karşı mücadelede çok önemli yere sahip olan bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Lenf bezleri enfeksiyon
ve birtakım hastalıklara cevaben büyür fakat mevcut hastalık sona erdiğinde tekrar eski haline geri
dönmektedir. Lenfoma gelişimi halinde ise lenfositlerin aşırı ve kontrolsüz büyümesi sonucu lenf bezleri
fazla miktarda büyümekte ve lenfomanın alttipine uygun tedaviyi gerektirmektedir.Medicana Bursa
Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr.Ömer Önder Savaş konu hakkında bilgi Verdi.
Lenfomalar, Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma adı altında iki alt gruba ayrılır. Her ikisinin de
belirtileri benzer olabilir. Tedavi seçenekleri farklı olduğu için lenfomanın hangi tür olduğunun
belirlenmesi gereklidir. Hodgkin lenfoma en sık genç erişkinlerde, 20-40 yaş arası ve erkeklerde daha
sık görülmektedir. Hodgkin dışı lenfomalar kaynaklandığı hücre gurubuna göre B ve T hücreli lenfomalar
olarak ikiye ayrılır. Hastalık lenf bezleri, dalak gibi lenfoid dokularda görülebildiği gibi mide, barsak gibi
organlardaki lenf dokusundan da kaynaklanabilir. Bu bölgelerden kötü huylu lenfositler kan ve lenf
dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine de yayılabilir. Hodgkin dışı lenfomalar her yaşta
görülebilmekle beraber bazı tiplerinin görülme sıklığı ilerleyen yaşta artmaktadır.
Lenfomaların pekçok farklı türünde farklı belirtiler ortaya çıkabilmekle beraber, büyüyen lenf bezleri
(çoğu zaman ağrısız), halsizlik, enfeksiyon durumu olmadan ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, öksürük,
göğüs ağrısı, karında ağrı ve şişkinlik, kaşıntı şikayetleri görülebilmektedir. Lenfoma gelişimi için bazı
risk faktörleri mevcuttur. Bunlar arasında bazı viral enfeksiyonlar (EBV, HIV, HTLV, HHV-8, Hepatit C) ,
bazı bakteri enfeksiyonları (Helikobakter Pilori), bazı kimyasallar (bazı tarım ilaçları), bazı kemoterapi
ilaçları ,bazı genetik hastalıklar, Sjögren sendromu, Çölyak hastalığı, lupus gibi bazı romatolojik
hastalıklar sayılabilir. Bireyin bu risk faktörlerinden herhangi birine sahip olması mutlaka lenfoma olacağı
anlamına gelmediği gibi risk faktörü olmayan bireylerde de lenfoma gelişimi olabilmektedir.
Tanı aşamasında fizik muayene, birtakım kan testleri, lenf bezi biyopsisi (lenf nodunun tamamının
çıkarılması suretiyle), kemik iliği biyopsisi, BT (bilgisayarlı tomografi), PET-BT önemli yer tutmaktadır.
Lenfomada tedaviyi etkileyen faktörler arasında lenfomanın alttipi, hastalığın evresi, büyüme hızı,
hastanın yaşı ve eşlik eden diğer kronik sağlık problemlerinin varlığı (kalp, böbrek, akciğer sorunları gibi)
bulunmaktadır. Bazı vakalarda birtakım kriterlerin varlığı doğrultusunda takip kararı verilirken bazı
vakalarda ise kemoterapi ve /veya radyoterapi gündeme gelmektedir. Tedaviye dirençli vaka
sözkonusu olduğunda ya da tedaviden sonra hastalık nüksü geliştiği durumlarda yüksek doz kemoterapi
ve kemik iliği nakli, radyoterapi, tek başına yüksek doz kemoterapi uygulanmaktadır. Tedavi bitimini
takiben nüks ihtimali açısından hastalar ilk 2 yıl daha yakın olmak üzere 5 yıla kadar takip
edilmektedirler.

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top