İnsanın anavatanı çocukluğudur!

İnsanın anavatanı çocukluğudur!

“Günümüzde en çok karşılaştığımız sorunlar arasında hiperaktivite ve dikkat eksikliği bulunmaktadır.”

Merve Tokgöz ve Özlem Semra Yıldız, Arel Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu. Üniversite hayatları boyunca Psikoloji Kulübü ve Sosyal Yardımlaşma Kulübünün başkanlığını yapmış ve çokca projeyi hayata geçirmiş isimler. 3 yıl Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde staj gördükten sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde 1 yıl deneysel psikoloji stajyeri olarak bulunmuşlar. Esra Erol Umut Evi’nde 1 yıl boyunca gönüllü psikolog olarak çalışmışlar. Şu an psikoloji yüksek lisans yaparken aynı zamanda özel bir klinikte çalışıyorlar…

Nasıl biraraya geldiniz?
Üniversitenin ilk yılında bir araya geldik ve o zamandan beri dostluğumuz devam etmekte.

Birlikte hareket etmenin güçlükleri ve kolaylıkları var mı?
Birlikte yakaladığımız uyum sayesinde şuana kadar hiçbir güçlükle karşılaşmadık. Aksine hayat kurtaran deneyimler edindik. Biz bu fırsatı çok iyi değerlendirdik ve iki beynin ahengini yakalayarak aynı noktaya farklı pencerelerden bakmayı öğrendik. Bizi diğerlerinden ayıran en önemli nokta ise iki psikolog olarak danışan görmemiz oldu ve danışanlarımızdan aldığımız olumlu geri dönüşler bizi bunu devam ettirmeye yöneltti.

Psikolojik danışmanlık ülkemizde hak ettiği yerde mi?
Son 5 yıla nazaran bilinçlenen ve sorunlarını halının altına artık itmemeye çabalayan bir toplum sayesinde hakettiği yere ilerlemekte.

Sizce neden ülkemizde bireyler psikolojik tedavi almaktan neden çekiniyor?
Aslında bireylerin bir çoğu tedavi almaktan çekinmiyor yalnızca çevrenin onlara vereceği tepkiden çekiniyorlar bu durum onları tedaviyi gizlemeye itiyor. Ancak bu konuda toplumun büyük bir kısmı geçmiş yıllara göre çok daha bilinçli hareket ediyor. Unutulmamalıdır ki psikolojik müdehale tıbbi müdehale kadar mühimdir.

En çok karşılaştığınız sorunlar neler?
Her bireyin hikayesi kendine özgüdür. Hikayeler farklı olsa dahi iç dünyalarında çatışmalar aynı olabiliyor. Genel olarak sorunlar bastırılan dürtülerdir. Bastırılmış cinsel istekler, ölüm ve kaybetme korkuları en çok karşılaştığımız sorunlar arasındadır.
Sosyal medya son dönemde oldukça talep gören bir mecra oldu. Sizde sosyal medyayı oldukça etkili ve yararlı kullanıyorsunuz.


Sosyal medyadan nasıl yararlanıyorsunuz?

Instagram hesabımız sayesinde bir çok insanla tanışma fırsatı bulduk, onların hayatlarına dahil olduk. Farklı yaşantıları görmek bize deneyim kattı.

Instagram üzerinden sorulara cevap verme fikri nasıl gelişti?
Kişisel hesaplarımızdan bize gelen sorular bizi böyle bir hesap açmaya yöneltti.

Ülke gündemine paralel olarak bireylerin sorunları da değişkenlik gösteriyor mu?
Elbette gösteriyor. İnsan beyni yaşadıkları kadar şahit olduklarından da etkileniyor biz buna sekonder travmatizasyon diyoruz.

Bireyler ülke gündeminden nasıl etkileniyor?
Yakın zamanda yaşanan bir olaydan örnek vermek gerekirse, Soma’da yaşanan patlama sanucu aile yakınları kadar buna şahit olan bir çok insan ruhsal olarak çökünüye girdi.Bu olayı birçok insan dünyanın güvenilirliğinin bozulması olarak anlamlandırabilir ve dünya karşısındaki acizliği ancak ölüm karşısında ortaya çıkacaktır. Bu nedenle toplumun bir kısmını etkiledi ve bir kısmında ise bazı problemleri tetikledi.

Aile içi şiddet ve kadınlara yönelik şiddet için ülkemizde nasıl önlemler alınmalı?
Bir çocuk düşünün ki kahraman olarak gördüğü ebeveynini şiddete başvuruken gözlemliyor. Bu durumda şiddetin normal olduğunu hatta belki de bir meziyet olduğunu zihnine kodluyor. Bizim burada davranış kadar zihinde oluşan imgeleri yok etmemiz gerekiyor. Bu da farkındalıktan geçer. Şu anda yapılan bilinçlendirme çalışmalarının arttırılması hatta bu çalışmaların okullara da taşınması geleceğe yetişen sağlık zihinler demektir.Unutmayın, “İnsanın anavatanı çocukluğudur”


Bu durumda ki kişiler için nasıl tedavi programları uyguluyorsunuz?

Şiddete maruz kalan kişiye yapılan tedavinin yanında şiddeti uygulayan ve buna maruz kalan diğer bireylerle de eş zamanlı ilerleyerek sonuca varabiliyoruz. Çünkü kişi terapi odasından çıkıp aynı ortama dönüyor ve tekrar şiddete maruz kalıyor. Bu durumu engellemenin en etkili yolu bulunduğu ortamı da değiştirmektir.

Ülkemizin kanayan yaralarından biri de cinsel istismar. Cinsellik algısı ülkemizde ne boyutta? İstismara uğrayan kişiler için nasıl programlar uyguluyorsunuz?
Yiyecek içecek gibi cinsellik de bizim fizyolojik ihtiyaçlarımızdandır ancak cinsellik yeme içme kadar kabul gören bir ihtiyaç boyutunda görülmemektedir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bastırılan cinsel dürtülerin sebebi toplumsal normlarımızdır. Bu bastırmalar kontrol edilemediğinde patolojik sorunlara yol açmaktadır. Bunun sonucunda sapkınlıklar ortaya çıkmaktadır. Buna maruz kalan bireylere duruma özgü tedavi biçimleri uygulamaktayız.


Cinsel istismar ataerkil bir toplum olmamızdan kaynaklı aile içerisinde kalan ve dışarıya yansıtılmayan bir durumu da içeriyor. Bu durumda olan kişiler kimden, nasıl yardım almalılar?

Cinsel istismara uğrayan kişiler ailelerine hatta kendilerine dahi durumu itiraf edemeyebiliyorlar.Bu durumda olan kişiler zaman kaybetmeden daha etkili bir müdahale olabilmesi için bir psikologa başvurmalıdır.Aynı zamanda bir avukat ile hukuki açıdan da durumu değerlendirmelidir.

Psikolojik destek almak maddi olarak kişileri korkutuyor mu?
Evet maddi yönden kişileri sarsabiliyor ancak bu konuda sıkıntısı olan kişiler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı aracılığı ile gönüllü psikologlara ulaşabilirler.

Başka birine sorunlarını anlatmak, destek almak bizi neden ve nasıl rahatlıyor?
İnsanlar anlatacağı şeyleri, onlara karşı kullanmayacağına emin olduğu bilgileri tanımadığı birine anlatırken daha dürüst olabilirler. Ancak bu profesyonel biri tarafından yapılınca sizi sonuca ulaştırabilecektir. Çünkü psikolog bir arkadaştan farklı olarak sizi anlamanın ve dinlemenin yanı sıra ruhsal dengeyi sağlamayı amaçlar.Kişinin rahatlaması, ruhunda biriktirdiği çöpleri dökmesiyle mümkündür.


Ülkemizde kişilerin sorunlarını anlatmalarında güçlükler yaşadığını düşünüyor musunuz?

Evet kişiler asıl problemlerini başkalarına anlatmakta güçlükler yaşıyorlar. Çevrenin vereceği tepkiden çekindikleri veya problemi kendilerine itiraf edemedikleri için dile getirmekten kaçınıyorlar.

Modern aile kavramı içerisinde çocuklar neden mutsuz ve memnuniyetsiz?
Mühim olan kişilerin modern aile kavramına yükledikleri anlamdır. “Modenlik nedir?” Teknolojinin gelişmesi ile toplumumuza empoze edilen popüler kültürü benimsemek modernlik değildir. Çocuğun her istediğine anında karşılık vermek çocuğu doyumsuz kılar. Aynı zamanda çocuğa sınır koymak onların güven duymalarını sağlar çünkü çocuklar derinde yatan duyguları itibariyle kuralları ve onları izleyen cezaları ebeveynlerinin onların iyiliği için koyduklarını bilirler. Aileler kural koymayı baskı olarak görürken çocuğun her istediğini yapmayı da sevgi gösterisi olarak görmektedirler.


Çocuk terapileri de yapıyorsunuz, ailenin sorunlarını mı çocukları sorun sahibi yapıyor sizce?

Çocuk terapisi,çocuk kadar aileyi de içine alan bir terapi. Aile sorunları çok büyük ölçüde çocuğun davranışlarını ve karakterini şekillendirici etkiye sahiptir. Tabii aileyle sınırlı kalmayıp arkadaş çevresi de çocuğun üzerinde etkiye sahiptir.


Çocuk terapilerinden dikkat edilmesi gereken hususlar neler?

Çocuklar bir birey olarak kabul edilmeli ve birey oldukları hissettirilmelidir. Ancak çocuk terapisi aynı zamanda aileyi kapsar. Terapide ailenin istikrarı tedaviyi şekillendirmektedir. Tek başına sorunu yüklenen bir ebeveyn yeterli olmayacaktır. Tüm aile ferdlerinin terapiye uyumu sağlanmalıdır.


Çocuk terapisti ile psikolog arasında tedavi anlamında ne tür farklar vardır?

Çocuk psikologları uzmanlık alanı olarak gelişim psikolojisini seçmiş kişilerdir. Çocuk psikolojisi alanında yetişkinlere nazaran daha farklı ve kapsamlı terapi biçimleri vardır.

Çocukların en büyük sorunlarını neler olarak görüyorsunuz?
Günümüzde en çok karşılaştığımız sorunlar arasında hiperaktivite ve dikkat eksikliği bulunmaktadır.


Teknolojinin gelişmesi ile birlikte çocuklar artık çocuklukları yaşamadan olgunlaşıyor gibi gözlem yapabiliriz? Bu durumun çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?

Teknolojinin gelişmesiyle sanal iletişim güçlense de asıl bireyi doyuran yüzyüze iletişim zayıflamaktadır. İletişim azlığı çocuklarda konuşma bozuklukları ve gelişim bozukluklarına yol açabilmektedir.

Okuyucularımız size nasıl ulaşabilirler?
Okuyucularımız bize psikologasor instagram hesabımızdan veya psikologunasor@gmail.com adresinden ulaşabilirler.

Kaynak: www.womentr.com

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top