Türkiye Kent Konseyleri Platformu 25. Genel Kurulu

Türkiye Kent Konseyleri Platformu 25. Genel Kurulu

Türkiye Kent Konseyleri Platformu 25. Genel Kurulu, Nilüfer Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. 5-6 Ocak tarihlerinde Holiday Inn Otel’de gerçekleşen toplantıya Türkiye’nin dört bir yanından kent konseyi temsilcileri katıldı. Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Aysel Okumuş, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Fehmi Enginalp ve Genel Sekreter Elvan Atay’ın açılış konuşmalarıyla başlayan genel kurul, Türkiye Kent Konseyleri Platformu Dönem Başkanlığı Devir Teslimi ile devam etti. 24. Dönem Başkanlığı yapan Mersin Kent Konseyi, başkanlığı Nilüfer Kent Konseyi’ne teslim etti. Devir teslimin ardından oluşturulan divana, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Fehmi Enginalp, Mersin Kent Konseyi Başkanı Yasmina Lokmanoğlu ve Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru seçildi. Divan tarafından genel kurul programıyla ilgili yapılan bilgilendirmenin ardından, Ekonomist Mustafa Sönmez söz aldı. Ekonomi ve yerel yönetimler konularında katılımcıları bilgilendiren Sönmez, sunumunun ardından soruları yanıtladı. İkinci oturumda ise, ‘Ekonomik Krizden Çıkış Yollarından Biri Olarak Kooperatifçilik Modeli’ konuşuldu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aylin Çiğdem Köne ve Kooperatifler Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi ORKoop Eğitim, Araştırma ve Dış İlişkiler Koordinatörü Ünal Örnek, kooperatifçilik konusunda bilgilendirme yaptılar. Konuşmaların ardından Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Fehmi Enginalp ve Genel Sekreter Elvan Atay, değerli katkılarından dolayı konuşmacılara teşekkür ettiler.

Genel kurulun ikinci gününde toplantıyı Nilüfer Belediye Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey ziyaret etti. Bozbey, kent konseylerinin kentlerin mihenk taşı olduğunu söyledi. Nilüfer Kent Konseyi’nin örnek çalışmalarına dikkat çeken ve Nilüfer’de oluşturdukları katılımcı yönetim anlayışını Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne de taşıyacaklarını ifade eden Bozbey, her ilçedeki kent konseylerinin aktif olarak bu sistemde yer alacağını, mahalle komiteleri sisteminin buralarda da yaygınlaştırılacağını söyledi. Genel kurul, yönerge ve yönetmelik düzenlemeleri, ardından da sonuç bildirgesi hazırlanması ile devam etti. Sonuç bildirgesinin okunmasının ardından, katılımcılar için hazırlanan Misi Köyü ziyareti ile toplantı sona erdi.

 

 

TÜRKİYE KENT KONSEYLERİ PLATFORMU 25. GENEL KURUL TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

5-6 OCAK 2019-NİLÜFER-BURSA

 

TKKP 25. Genel Kurul Toplantısında, Ekonomist Mustafa Sönmez,  Kooperatifler Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi OR-KOOP Eğitim, Araştırma ve Dış İlişkiler Koordinatörü Ünal Örnek ve Prof. Dr. Aylin Çiğdem Köne’nin katılımı ile “Ekonomi ve Yerel Yönetimler”, “Ekonomik Krizden Çıkış Yollarından Biri Olarak Kooperatifçilik Modeli” konu başlıkları ele alınmış olup, aşağıdaki hususlara dikkat çekilmiştir;

 

Yaşanan ekonomik kriz dış kaynaklı olmayıp, iktidarın uyguladığı dış borçlanmaya dayalı yanlış politikalar sonucunda ortaya çıkmış “ev yapımı” bir krizdir. Dış borç ekonomik bir enstrümandır ve Çin örneğinde olduğu gibi ihracata yönelik yatırımlarda kullanılması durumunda büyük bir avantaja dönüşebilir.  Ancak son 17 yıldır dış borcun inşaat sektörü, mega projeler ve partiye bağlı sosyal yardım gibi iç tüketimde kullanılması, ekonominin rotasını istikrarsızlığa çevirmiştir. Bu da ülkemizi dış borcun tekrar dış borç ile kapatılması gibi son derece tehlikeli bir çıkmaza sürükleyecek olup, 2001 krizinde olduğu gibi yeniden uluslararası finans kaynaklarının ekonomik yaptırımlarına kapı aralayacaktır. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda muhtemeldir ki, hem merkezi hükümetin hem de yerel yönetimlerin gelirlerini arttırıp harcamalarını kısmaları gerekecektir. Yerel yönetimler açısından bu durum, kamu hizmetlerinde fiyat artışı, belediye vergilerinin arttırılması ve personel giderlerinde tasarrufa gidilmesi anlamına gelecektir.

 

Krizden çıkış yolu aranırken bugün ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde yaşanan krizlerin neo-liberal politikaların bir sonucu olduğu unutulmamalıdır. Piyasa ekonomisini dünyaya dayatan ABD ve İngiltere’de dahi piyasa modelinin her yönüyle uygulanması sonucunda refah ve gelir dağılımında ciddi sorunlar yaşandığı görülmüştür.  Neo-liberal politikalar, iki ülke başta olmak üzere uygulandığı her yerde, toplam nüfusun büyük bir kısmını ayrıcalıklı azınlığın insafına terk etmiştir. Örneğin ABD’de en zenginlerin (en üst yüzde bir), ortalama gelirleri sürekli olarak artarken, en alt yüzde 90’ın geliri sabit kalmıştır. Öte yandan piyasa ekonomisi, kârlı görülmediği için sosyal hizmetlerin sağlanmasında başarısız olmuştur.

 

Piyasa ekonomisinin başarısızlıkları, halkın ekonomiye nasıl dâhil edilebileceği noktasında insanları arayışa itmiştir. Bu nedenledir ki, ekonomik darboğaz dönemlerinde dayanışmacı ekonomi modeli ön plana çıkmış ve kooperatifler çözüm olarak görülmüştür. Dünyada ve ülkemizde kooperatifçiliğin son derece başarılı örnekleri mevcut olup, sayıları gün geçtikçe artmaktadır. BM, 2012 yılını kooperatifçilik yılı ilan ederken, ABD’de son on yılda işçi kooperatiflerinin sayısı iki katına çıkmıştır. Bu bağlamda zor zamanlarda hatırlanan kooperatifçilik, içinde bulunduğumuz kriz döneminde yol gösterici bir çözüm olabilir.

 

Bu tespitlerin ışığında TKKP Genel Kurulu, dış borçlanma yerine öz kaynaklarımıza dayalı alternatif yöntemlerin önemine dikkat çekerek aşağıdaki önerileri başta iktidar olmak üzere, konseylerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve tüm kamuoyunun dikkatine sunmaktadır;

 

1-Ekonomik büyüme dış borç ve sıcak para ile değil, öz kaynaklarla sağlanmalıdır.

 

2-Dayanışmacı ekonomi modeline yeniden geri dönülmeli, kooperatiflerin yanı sıra üretici ve tüketici birlikleri teşvik edilmelidir.

 

3-Üretim ve ihracata yönelik yatırımlar ekonomik büyümenin merkezine alınmalıdır.

 

4-Neo-liberal politikaların yol açtığı gelir dağılımı adaletsizliğinin ve işsizliğin önüne geçilebilmesi için, kooperatifler, üretici ve tüketici birlikleri gibi dayanışmacı ekonomi modelleri iktidar ve yerel yönetimler tarafından teşvik edilmelidir.

 

5-Yerel seçimler yaklaşırken, halkın yönetime aktif katılımını sağlayan mahalle meclisleri/komiteleri, kent konseyleri aracılığıyla kurulmalı, var olanlar daha aktif ve sistemli bir şekilde çalıştırılmalıdır.

 

6-Belediye başkan adaylarından konseyleri destekleyeceği, kamusal alanın inşasında ortak akla önem vereceği ve karar süreçlerine halkın katılımını sağlayacağı sözü alınmalıdır.

 

Yorumlar

yorum

Copyrights © 2009 - 2014 Haberbursa.net

Scroll to top